Lösemi Lenfoma Miyelom Derneği “Sizin Sorularınızla KLL” projesi ile Kronik Lenfositer Lösemi (KLL) hastalarının sorularını yanıtlıyor | Ulvi.org
Sağlık

Lösemi Lenfoma Miyelom Derneği “Sizin Sorularınızla KLL” projesi ile Kronik Lenfositer Lösemi (KLL) hastalarının sorularını yanıtlıyor

Lösemi Lenfoma Miyelom Derneği; erişkinlerde sık görülen lösemi türü olan KLL tanısı almış hastaların ve hasta yakınlarının özellikle pandemi dönemi ve sonrasında hekim iletişimi, hastalık yönetimi ve beslenme gibi konularda sıkça sordukları sorulara cevap vererek “Sizin Sorularınızla KLL” isimli dijital bir farkındalık projesi başlattı.

 

Farkındalık projesi kapsamında Lösemi Lenfoma Miyelom Derneği üyeleri Doç. Dr. Selami Koçak Toprak ve Doç. Dr. Sinem Civriz Bozdağ KLL ile ilgili sıkça sorulan soruları video ve podcast aracılığı ile cevapladı. İlgili içeriklere derneğin resmi web sitesi ve sosyal medya hesaplarından ulaşılabilecek.

 

Dernek genel sekreteri Doç. Dr. Selami Koçak Toprak ve dernek üyesi Doç. Dr. Sinem Civriz Bozdağ kampanya kapsamında hastalıkla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

 

“KLL, habis ve klonal bir hastalıktır”

 

KLL hastalığı ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Selami Koçak Toprak; “KLL, kemik iliğinde üretilen beyaz kan hücreleri dediğimiz lökositlerin bir alt grubu olan lenfositlerden kaynaklanan bir kanser türüdür. Lökositlerin alt grubu olan lenfositler hem çok kontrolsüz çoğalırlar hem de ölümsüzdürler. Yani zamanla kaybolmaz ve yaşamaya devam ederler. Bu lenfositler sadece kemik iliğimizi işgal etmekle ve başka normal serilerin üremesini engellemekle kalmaz, kana geçerek kanda olması gereken sayının çok üstüne çıkarlar. Yine lenf bezlerini ve dalağı da işgal ederek bu organ yapılarının normal fonksiyonlarını gerçekleştirmesini engellerler. Bu hastalık maalesef habis ve klonal bir hastalıktır. Bir diğer özelliği de tanı konulduktan itibaren bizimle birlikte var olmaya devam etmesidir yani kronik bir hastalıktır.” dedi.

 

  

“KLL ileri yaş hastalığıdır, az bir oranla olsa da erkeklerde kadınlara göre fazla görülür”

 

KLL’nin erişkinlerde en sık görülen lösemi türü olduğunu belirten Toprak; “Ülkemizde bu konuda maalesef yeterli istatistikler olmamasına karşın dünya istatistiklerini biliyoruz. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’daki istatistiklerine göre batı toplumunda en sık görülen kanser türüdür. Doğu ülkelerine gittikçe yani Avrupa’nın doğusundan itibaren Asya’ya doğru gittikçe görülme sıklığının nispeten azaldığını biliyoruz ama yine de erişkinlerde en sık görülen hematolojik kanser olduğunu açık ve net bir şekilde söyleyebiliriz. KLL’de ortalama tanı yaşımız 70’tir. Yapılan istatistiklerde her 10 KLL hastasının 9’una 50 yaş ve üzerinde tanı konulmuştur. Az bir oranla erkeklerde kadınlara göre daha fazla görülüyor.” diye konuştu.

 

“Hastalıkta hekim takibi kritik bir rol oynuyor”

 

Toprak; “Genellikle yavaş seyirli bir hastalık olmasına rağmen daha hızlı ve agresif ilerleyebildiği de oluyor. Dolayısıyla hastaların hekim kontrollerini aksatmamaları lazım. Kendilerinde gördükleri farklılıkları, yakınmaları iyi takip edip değişiklik gözlemlediklerinde mutlaka hekimlerine gitmeliler. Özellikle ateş, kilo kaybı ya da önceden görülmeyen lenf bezlerinde şişlikler gibi hastanın basitçe fark edebileceği değişikliklerde hekimlerine mutlaka başvurmalılar.” diye konuştu.

 

“KLL hastaları enfeksiyonlara daha açık”

 

KLL hastalarında sağlıklı bir kişiye göre bağışıklık sisteminin normale göre daha düşük olduğunu belirten Doç. Dr. Sinem Civriz Bozdağ; “KLL bağışıklık sisteminin baskılı olduğu bir hastalık. Yani bakterilere, virüslere, parazitlere hatta birtakım farklı mikroplara karşı vücudun açık olabildiğini gözlemliyoruz. Dolayısıyla hastalarımızın tanı aldıkları andan itibaren enfeksiyonlara meyilli olduklarını bilmeleri ve kendilerini çok dikkatli bir şekilde korumaları gerekiyor. Aslında salgın döneminde hepimizin önemini daha iyi anladığımız elleri yıkama, vücut temizliği, tüketilen besinler ve sosyal mesafe gibi konulara dikkat etmek gerekiyor. Bu süreçte önemli bir rol oynayan hasta yakınları da aynı şekilde özen göstermeli.

 

“KLL hastalarının grip, zatürre, hepatit B ve COVID-19 aşısı yaptırmaları önemli”

 

Bozdağ; “KLL tanısını koyduğumuz andan itibaren hastalarımızın grip, zatürre ve hatta Türkiye için önemli bir problem olan Hepatit B açısından aşılanmalarını istiyorduk. COVID-19 salgını ile birlikte COVID-19 aşısını da yapmalarını öneriyoruz. Elbette bu süreçte yine hasta yakınlarının da bu bahsettiğim aşıları yaptırmaları önem arz ediyor. Aşılanma ile ilgili zamanlamaları ise belli dönemlerde kullandıkları ilaçlardan ötürü hekimleriyle belirlemelerini öneriyoruz.” dedi.

 

KLL hastalarını bilgilendirmek için hazırlanan bu içerikler, araştırmaya dayalı global biyofarma şirketi AbbVie’nin koşulsuz desteği ile hayata geçirilmiştir.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu