Ulvi.org | Güncel Haberler - Kısım 2
  • Turkcell sponsorluğunda güvenli verinin geleceği zirvesi gerçekleşecek

    Platin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Oya Yalıman'ın moderatörlüğünde gerçekleşecek webinarda birbirinden değerli dört konuşmacı bulunuyor. Turkcell Keynote olarak, Siber Güvenlik Direktörü Dr. Emin İslam TATLI ‘Siber Güvenliğin Geleceği Toplum Güvenliği’ konusu ile yer alacak.

    Webinar konuşmacıları arasında Micro Focus Bölge Satış Müdürü Cumhur Keleş, SAS Güneydoğu Avrupa Dijital Dönüşüm ve İnovasyon Lideri Altan Atabarut, Serban İnşaat Genel Müdürü Mehmet İlker Akdeniz yer alacak ve Güvenli Verinin Geleceği Zirvesi konuşulacak.

    Hızla dijitalleşen dünyada, veri trafiği ve veri saklama ihtiyacı için klasik yöntem ve ortamlar ile bulut operasyonları, yetersiz ve güvensiz kalmaya başladı. Bugün geldiğimiz noktada, petrolün yerini artık verinin aldığını görüyoruz. 2025 yılında giyilebilir teknoloji ve akıllı telefondan, akıllı fabrika ve akıllı şehir sensörlerine kadar 80 milyarın üzerinde cihaz internete bağlanacak. Bu durum ise daha çok verinin depolanması gerektiğini açıkça gözler önüne seriyor. Çevrimiçi perakendede yaşanan ciddi büyümeye rağmen, tüketicilerin alışveriş süreçlerini fiziksel mağazalara kaydırdıkları dikkat çekiyor. Yeni nesil teknolojiler, perakendecilerin de yakın markajında. Müşterilerinin alışveriş deneyimini geliştirmek ve satın alma yolculuklarına uyum sağlamak isteyen markaların 2022 projeksiyonunda, teknoloji büyük bir öneme sahip. Perakende sektöründe ayakta kalmak isteyen marka ve kurumların birincil hedefi; deneyim, tüketici odaklılık ve teknoloji olmalı.

    Üst düzey güvenlik, düşük maliyet ve ileri performans işlenmesi için yenilikçi çözümler gerektiren, yüksek hacimli, yüksek hızda ve yüksek değişkenlikteki veri olarak adlandırılan ‘big data’ yani ‘büyük veri’ denilen veriler, güven içinde nasıl depolanabilir? Artık, çok büyük miktarda veriye, çok daha yüksek hızlarda ulaşmaya ihtiyaç duyuluyor. ‘Güvenli Verinin Geleceği Zirvesi’nin çıkış noktası ise değişen iş modellerinin, hizmet odaklı veri depolama yatırımlarının, yönetim maliyetlerinden tasarruf etmenin, en doğru sonuçlar ile hızlı iş süreçlerine imza atmanın ipuçlarını sunmak…

    Veri sektöründe faaliyet gösteren marka ve kurumların değişim yaratan, güvenliği ön planda tutan, sürdürülebilirlik, verimlilik, üretim ve hizmet odaklı bakış açılarını analiz edebilmek adına dört sorunun yanıtı aranacak:

    1-Veri depolama konusunda yakın gelecekte ne gibi inovatif çözümler ve yaklaşımlar öne çıkacak?

    2-Verilerle dolu bir dünyada kurumlar, veriyi daha verimli kullanmayı öğrenmek adına hangi stratejilere yatırım yaparak ilerleyecek?

    3-Kurumlar; veri üreten yapılardan, veriden güç alacak yapılara nasıl dönüşecek? Veri yönetiminde hangi şirketler öne çıkacak?

    4-Türkiye’nin siber güvenlik alanında söz sahibi ülkeler arasında yer alabilmesi için hangi adımlar atılmalı?
     

    PROGRAM AKIŞI

    30 Kasım 2021

    11.00- 11.10

    Açılış Konuşması

    • MODERATÖR
      Oya YALIMAN
       Platin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni 

    11.15 – 11.30

    SİBER GÜVENLİĞİN GELECEĞİ TOPLUM GELECEĞİ

    • Dr. Emin İslam Tatlı / TURKCELL KEYNOTE

    Turkcell Siber Güvenlik Direktörü 

    11.30 – 12.45

    GÜVENLİ VERİNİN GELECEĞİ

    • Cumhur Keleş

    Micro Focus Bölge Satış Müdürü 

    • Altan Atabarut

    SAS Güneydoğu Avrupa Dijital Dönüşüm ve İnovasyon Lideri

    • Mehmet İlker Akdeniz

    Serban İnşaat Genel Müdürü

    12.45 – 13.00 Soru Cevap

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • 10 dakikalık şarjla 2 saatlik müzik keyfi sunan kulaklık

    Dünyanın lider mobil aksesuar üreticisi Mcdodo, sadece şarj deneyimini değil ses deneyimini de bambaşka bir seviyeye taşıyor. Mcdodo Aktif Gürültü Engelleyici Kablosuz Bluetooth Kulaklık; üstün teknolojisi ve hafif tasarımıyla, kablosuz, özgür bir ses ve konuşma deneyimi sunuyor. Sade ve şık tasarımıyla da iddialı olan kulaklık, güç kılıfıyla 6 saat kullanım, 25 saat bekleme süresi sağlıyor. Mcdodo’nun modern tasarımlı kablosuz kulaklıklarıyla, müziğin ve konuşmanın tadını yüksek kaliteyle, çok daha uygun fiyatlara çıkaracaksınız!

     

    Dünyanın lider mobil aksesuar üreticilerinden Mcdodo, Kablosuz Stereo Bluetooth Kulaklık’larıyla bambaşka bir ses ve kullanım deneyim yaşatıyor. Mcdodo HP-8010 modeli Aktif Gürültü Engelleyici Bluetooth Kulaklık, hem fiyatı hem de performansıyla piyasadaki dengeleri değiştirmeye aday.

     

    6 dahili mikrofon

     

    Tüm IOS, Windows ve Android cihazlarla tam uyumlu çalışan kulaklık, aygıtlara otomatik bağlanma özelliğiyle hayatınızı kolaylaştırıyor. Geniş diyafram bobini ile ‘profesyonel ses kalitesi’ sunan Mcdodo Bluetooth Kablosuz kulaklık, ultra hafif tasarımı ve uzun kullanım süreleriyle de benzersiz bir deneyim sunuyor. Mcdodo HP- 8010 Kulaklık, 6 dahili mikrofon kullanılan ENC işleviyle, dış mekan gürültüsünü tamamen yok edip, yüksek kalitede kusursuz konuşma ve müzik dinleme imkanı sunuyor.

     

    Su geçirmez tasarım

     

    Yüksek su geçirmezlik özelliğine de sahip olan kulaklık, 10 dakika şarj ile 2 saat müzik dinlemeyi desteklerken; akıllı optik aşınma sensörü sayesinde şarkıyı değiştirmek, duraklatmak ve ses ayarı yapmak için dokunmatik kontrol sağlıyor.

     

    25 saat kullanım süresi

     

    6 saat kullanım süresine sahip olan kulaklık, 1 saatte tam şarj oluyor ve kutusunda 25 saat boyunca kullanılabilir durumda kalıyor. Mcdodo Bluetooth kulaklık ve diğer ürünlere mcdodo.com.tr’nin yanı sıra Amazon, Hepsiburada, N11, Trendyol ve Gittigidiyor üzerinden de ulaşabilirsiniz.

     

    HP-8010 Aktif ve Çevresel Gürültü Engelleyici Bluetooth Kulakiçi Kulaklık Fiyatı: 999 TL

     

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • SSM Öğrenme Programları Aralık ayında “Türkiye’de Modern Sanatın İnşası” konusuna odaklanacak

    SSM Öğrenme Programları’nın yetişkinlere yönelik çevrimiçi etkinlikleri Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Prof. Dr. Burcu Pelvanoğlu’nun “Türkiye’de Modern Sanatın İnşası” konulu seminerine ev sahipliği yapıyor. 

     

    Türkiye’de modernleşme-Batılılaşma hareketinin Cumhuriyet döneminde çağdaşlaşma hareketine dönüşünü temel alan bu seminer dizisinde, Türk Modernleşmesi’nin Oryantalizm ile ilişkisi, kadına bakışı, Batılılaşma döneminde başlayan plastik sanatların düşünsel arka planı, Cumhuriyet ideolojisi, Yerellik-Evrensellik Tartışmaları ve Türk Hümanizması incelenecek ve tüm bu düşünsel arka planın resim sanatı üzerindeki yansımaları ele alınacak.

     

    4 Aralık Cumartesi günü başlayacak ve 4 hafta boyunca cumartesi günleri 14.00 – 16.00 saatleri arasında düzenlenecek seminerler; “Tanzimat düşüncesi ve sanat”, “Mihri Hanım ve İnas Sanayi-i Nefise Mektebi”, “Meşrutiyet dönemi edebiyatı, pozitivizm ve 1914 Kuşağı Sanatçıları”, “Cumhuriyet İdeolojisi ve Cumhuriyet dönemi sanatı” başlıklarında gerçekleştirilecek. 

     

    Prof. Dr. Burcu Pelvanoğlu

    1980 yılında İstanbul'da doğdu. 2002'de Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nden lisans; 2005 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Batı Sanatı ve Çağdaş Sanat Programı’ndan yüksek lisans derecelerini aldı. Çeşitli sergiler düzenleyen ve süreli yayınlarda sergi eleştirileri yayımlanan Pelvanoğlu, 2003 yılından bu yana Uluslararası Sanat Eleştirmenleri Derneği (Aica Türkiye) üyesidir. Hale Asaf: Türk Resim Sanatında Bir Dönüm Noktası (2007), Batı Uygarlığı Tarihine Teorik Bir Giriş (2008, Hilmi Yavuz ile birlikte), Devrim Erbil (2010), Pek Kronolojik Olmayan Hayatımız: Türkiye’de Modernleşme ve Sanat (2017) kitaplarından bazılarıdır. 

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Veri madenciliği ile gelecekteki trendler öngörülebiliyor…

    Veri madenciliği, insan gözüyle görülmesi mümkün olmayan finansal eğilimlerin keşfedilmesi, güvenlik açıklarının tespiti, gen haritalandırma ve pazar analizi gibi uygulamaları mümkün kılıyor. Günümüzde internete bağlı cihazlar çoğaldığı için oluşturulan veri miktarının da arttığını belirten uzmanlar, elde edilen verilerin değerlendirilmesiyle gelecek yıllar için tahmini modeller ve trend grafiklerinin oluşturulabildiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, endüstrilerin de veri madenciliği sayesinde planlı hamleler yaparak verimli bir şekilde hizmet sunabildiklerini ifade ediyor.

    Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serhat Özekes, veri madenciliği hakkında değerlendirmelerde bulundu ve iş dünyasında sunduğu avantajlardan bahsetti. 

     

    Gelecek tahmini yapılmasına olanak sağlıyor

     

    Veri madenciliğinin büyük veri setlerinden önemli bilgileri istatiksel ve matematiksel metotlar yoluyla ortaya çıkarma aracı olduğunu belirten Prof. Dr. Serhat Özekes, “Bu bilgiler, veriler arasındaki gizli ilişkileri ve desenleri belirtebileceği gibi diğer veri gruplarından bazı özellikleri nedeniyle ayrılan aykırı değerleri de ortaya çıkarabilir. Bu yapılan çıkarımlar ise iyileştirmelerin, sınıflandırmaların ve geleceğe yönelik tahminlerin yapılmasına olanak sağlar.” dedi

     

    İnsan gözüyle görülemeyen eğilimlerin tespiti yapılabiliyor

     

    Prof. Dr. Serhat Özekes, günümüzde akıllı cihazların kullanımının yaygınlaşması ve işlem gücünün artmasıyla en basit platformlardan en gelişmiş endüstrilere kadar her gün yüksek boyutlarda veri üretildiğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

     

    “Yüksek kapasiteli depolama donanımlarına erişimin kolaylaşmasıyla elde edilen veri artarken, bilgiye ulaşımın hızlanmasıyla da bilgiye talep arttı. Depolanmış veri tek başına bir önem arz etmediği için diğer ilişkili verilerle birlikte işlenip bilgiye olan bu açlığın giderilmesi gerekiyor. İşte veri madenciliği de tam olarak bu yüzden sıklıkla ihtiyaç duyulan bilgiyi keşfetme yollarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Veri madenciliği; insan gözüyle görülmesi mümkün olmayan finansal eğilimlerin keşfedilmesi, güvenlik açıklarının tespiti, gen haritalandırma ve pazar analizi gibi günümüzde önemle yürütülen uygulamaları mümkün kılıyor. Sağlık alanında ise medikal ürünlerde sahtecilik tespiti ve klinik uygulamaların etkilerinin ölçülmesinde sıklıkla kullanılıyor. Güvenlik alanında veri madenciliğinin olası dolandırıcılıkları tespit edebildiği uygulamalar da mevcut.”

     

    Veri analizi, veriyi işlenebilir hale getiriyor

     

    Veri analizi ve veri madenciliğinin benzer amaçlara hizmet edip genellikle bir arada yürütülse de aslında temelde birbirinden farklı iki alan olduğunu ifade eden Özekes, şöyle konuştu:

     

    “Veri madenciliği, makine öğrenmesi ve istatistik yoluyla gizli bilgileri ortaya çıkarmaya odaklıyken, veri analizinin amacı veri setlerini analiz için uygun hale getirip belirli bir hipotez üzerine matematiksel ve görsel değerlendirmelerde bulunuyor. Veri analizi yapılırken veri işlenebilir hale getiriliyor, matematiksel analizler yapılıyor ve oluşturulan hipotezler görsel araçlar yardımıyla destekleniyor.” 

     

    Birçok alanda veri analizi kullanılıyor

     

    Veri analizinin bankacılık, üretim, e-ticaret, reklamcılık, güvenlik, sağlık, biyoloji, medya ve iletişim gibi birçok alanın temellerini oluşturduğunu vurgulayan Özekes, “Örneğin, bankalar müşterilerinin ihtiyaç ve harcamalarından elde ettikleri veriyi kullanarak onların satın alma profillerini oluşturma yoluyla ilgilerini çekecek tekliflerde bulunabiliyorlar. Ticari bir firma, müşterilerin tercihlerine göre hangi ürünlerin birlikte satın alındığını analiz ederek belirli bir ürün grubunda üretimin artırılmasını veya yeniden stoklanmasını tercih edebiliyor.” dedi.

     

    İnternete bağlı cihazlar artınca veri miktarı da arttı

     

    Prof. Dr. Serhat Özekes, ‘Veriler her türlü ölçüm yapan elektronik cihazdan, fotoğraf ve video çekebilen multimedya cihazlarından ve webden elde edilebildiği gibi işlenmeden önce veri bilimciler tarafından temizlenerek analiz edilebilir hale getirilmesi gerekiyor’ dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

     

    “Günümüzde internete bağlı cihazların artmasıyla oluşturulan veri miktarı da arttı. Bu verilerin toplanması, gelecekte tarihsel verilere ulaşımın kolaylaşması adına önem arz ediyor. Veri madenciliğinde önemli bir yere sahip olan tarihsel veriler, geçmiş zaman aralığındaki verilerin değerlendirilmesiyle gelecek yıllar için tahmini modeller ve eğilim (trend) grafikleri oluşturulmasına imkan tanıyor. Örneğin, ekonomide büyük öneme sahip olan zaman serisi tahmini yöntemi ile bir hisse senedinin geçmiş değerlerinden yola çıkarak gelecekte nasıl şekilleneceği öngörülebiliyor. Diğer bir örnek olarak üretimci şirketlerin satışlarını iyileştirmek için pazarın geçmiş dönemlerdeki verilerine yönelik veri madenciliği çalışmalarıyla üretim kolunu organize etmelerine olanak sağlaması verilebilir. Bunun gibi veri madenciliği uygulamaları, endüstrilerin planlı hamleler yapıp en verimli şekilde hizmet sunmasına katkıda bulunuyor.”

     

    Veri madenciliğinin önemi arttı

     

    Sonuç olarak teknolojik gelişmelerle artan bilgi ihtiyacı ile veri madenciliğinin son yılların en önemli bilgiye ulaşma yollarından birisi haline geldiğini vurgulayan Prof. Dr. Serhat Özekes, “Daha önceden görülmesi ve çıkarım yapılması mümkün olmayan desenler, çeşitli makine öğrenmesi yöntemleriyle keşfedilip kullanışlı bilgiye dönüştürebilir. Verilerin düzenli şekilde toplanması, yakın ve uzak gelecekteki veri bilimi uygulamalarında bir referans olması açısından önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Ankara büyükşehir Belediyesi’nden Elektrik kesintisine bağlı su kesintisine ilişkin basın açıklaması

    Ankara Büyükşehir Belediyesi Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürlüğü, Başkent Enerji Dağıtım Şirketinin sorumluluğunda bulunan Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 387. Sokak’taki P12 Pompa İstasyonu Trafosu’nda meydana gelen patlama sonucu bölgede uygulanan su kesintisine ilişkin açıklama yaptı.

    ASKİ Genel Müdürlüğü, Enerji Dağıtım Şirketinin trafoyu yaklaşık 3 günde onarması nedeniyle depodaki su miktarının azaldığını ve bazı bölgelerde su kesintisi yaşandığını bildirdi. Yetkililer, bölgedeki vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve depodaki su seviyesinin yükseltilmesi için tankerlerle su takviyesinin yapıldığını kaydettiler.

    ASKİ tarafından konuya ilişkin yapılan açıklama şöyle:

    “Yenimahalle ve Keçiören ilçelerine bağlı 20’ye yakın mahallede 26 Kasım 2021 Cuma günü P12 Pompa İstasyonu’nda Başkent Enerji Dağıtım Şirketine bağlı trafoda patlama meydana gelmiştir. Trafonun onarım çalışmaları hakkında şirket tarafından verilen saat ve süreler her seferinde değişerek, onarım çalışmaları yaklaşık 3 gün sürmüştür. Buna bağlı olarak da bölgeyi besleyen P12 deposundaki su miktarı yoğun kullanım nedeniyle azalarak, su kesintilerinin süresini uzatmıştır. Bölgedeki vatandaşlarımızın su kesintilerinden en az şekilde etkilenmesi için ASKİ Genel Müdürlüğü olarak depoyu tankerlerle sürekli besleyerek, su seviyesi korunmaya çalışılmıştır.  Vatandaşlarımızın benzer durumlarla karşılaşıp, aynı sorunları yaşamaması için dağıtım şirketi tarafından P12 Pompa İstasyonu’na enerji sağlayan trafoda en kısa sürede güç artırımı yapılması gerekmektedir. Vatandaşlarımıza bu süreçte gösterdikleri anlayış ve sabır için teşekkür ederiz.”

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Panik halinde doğrulanmayan bilgi olumsuz etkiliyor!

    Pandeminin getirdiği gündem yoğunluğu ile birlikte kendilerini her şeyi bilen olarak ortaya koyan kişilerle sürekli karşılaşma durumu ortaya çıktı. Son dönemde gerçek ve yalan bilgi filtrelemesi yapmanın oldukça zorlaştığını belirten uzmanlar, panik halinde doğrulanmadan alınan bilginin kişileri psikolojik ve fizyolojik açıdan kötü etkileyebildiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, her konu hakkında bilgisi olduğunu düşünen kişilere karşı çok temkinli ve sorgulayıcı olunmasını tavsiye ediyor.

     

    Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, her konuda görüş belirten insanlar hakkında değerlendirmelerde bulundu ve bu kişilerin paylaştıkları bilgiler karşısında gösterilmesi gereken yaklaşımlarla ilgili tavsiyelerini paylaştı.

     

    Her şey hakkında fikirleri ve konuşabilme gücü olan, bir nevi her şeyi bilen olmak isteyen ya da kendini her şeyi bilen olarak ortaya koyan kişilerin olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Birey yaradılışı gereği merak duygusuna sahiptir. Merak duygusunun olması geliştiren bir özellik olmasına rağmen bir yandan da kötüye kullanılabiliyor. Son dönemde pandeminin de beraberinde getirdiği gündem yoğunluğu ile beraber, belirsizlik havası oldukça yaygın olmaya başladı. Pandemi sürecindeki belirsizlik, kişileri psikolojik olarak yordu.” dedi.

     

    Bilgi filtrelemesi yapmak zorlaştı

     

    Bilgiye ulaşmak oldukça kolay olduğu için son dönemde gerçek ve yalan bilgi filtrelemesini yapmanın oldukça zor bir hal aldığını ifade eden Taşkın, “Araştırma isteği ile beraber yanlış araştırma teknikleri de türedi. İlk duyulan haberi doğru kabul etme ve bununla beraber bu haberi yayma durumu oldukça yaygın bir hale geldi. Bu durumu psikolojik olarak ele aldığımızda ise stres ve baş etme teorisine göre belirsizlikte bir durumdan daha çok o durumun bireyde kaygı ve stres yaratma özelliği öne çıkıyor. Yüksek düzeyde algılanan belirsizliğin kaygı, endişe ve psikoljik sağlamlılığın bozulması ile doğrudan ilişkili olduğunu söyleyebiliriz.” diye konuştu.

     

    Yanlış haber kişiyi olumsuz etkileyebiliyor

     

    Belirsizliğe tahammül edebilmek için insanların psikolojide belirsizliğe tolerans olarak adlandırılan beceriye ihtiyaçları olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, “Belirsizlik toleransı düşük olan insanlar net olmayan, belirsiz durumlarda ruhsal problemler ile karşı karşıya kalabiliyorlar. Böyle bir durumda ise her şeyin uzmanı olduğunu düşünen bir kişinin haberi ile karşı karşıya kalınca o anın heyecanı ve bilgiye ulaşma paniği ile kişi doğru veya yanlışı filtreleyemeden elinde olan tek bilgiye sarılıyor. Böyle bir durumda alınan bilgi hayati olabildiği için kişiyi hem psikolojik hem de fizyolojik olarak kötü etkileyebiliyor.” ifadelerini kullandı.

     

    Her konuda görüş belirtiyorsa temkinli olunmalı

     

    Uzman Klinik Psikolog Özgenur Taşkın, her konu hakkında bilgisi olduğunu düşünen kişilere karşı çok temkinli olunması gerektiğini vurguladı ve sözlerini şöyle tamamladı:

     

    “Bir haber okurken mutlaka kişinin uzmanlık alanı öğrenilmeli. Varoluşsal olarak bilme arzusunun önüne geçip, doğru kaynaklara yönelmek psikojik iyi oluşu ve güvende hissedilmesini sağlayacaktır. Kişilerde güvenli alan oluşumunda en önemli faktörlerden biri de doğru bilgidir. Yanlış bilgi güven kaybına yol açacağı için kişide psikolojik sağlamlılığı sarsabilir. Bireylerin sorgulayıcı yanını ön plana çıkarması kişiye yardımcı olabilir.”

     

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Elif Acar Özgüner, Microsoft Türkiye Kurumsal Çözüm Satışlarından Sorumlu GMY ve Microsoft Teknoloji Merkezi Direktörü olarak atandı

    Sektörel iş ihtiyaçlarının teknolojiyle karşılanması ve kurumların iş yapış şekillerini değiştiren projelerin geliştirilmesi gibi konularda uzman bir isim olan ve 14 senedir Microsoft Türkiye bünyesinde çalışan Elif Acar Özgüner’in Microsoft Türkiye Kurumsal Çözüm Satışlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Teknoloji Deneyim Merkezi Direktörü olarak atandığı açıklandı.

    25 yılı aşkın süredir kurumsal yazılım çözümleri alanında faaliyetlerini sürdüren tecrübeli yönetici Elif Acar Özgüner, Microsoft Türkiye bünyesinde Kurumsal Satış ve Çözümlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı ve Teknoloji Deneyim Merkezi Direktörü olarak atandı. 

    Kariyerine Yapı Kredi Bankası’nda Sistem Mühendisi olarak başlayan ve sonrasında kurumsal yazılım çözümleri sağlayan global firmalarda satış ve iş geliştirme rollerinde görev alan Özgüner, 2007 yılından bu yana Microsoft Türkiye çatısı altında çalışıyor. Bu süre zarfında kurumsal satış ve iş ortakları ile çözüm satışı konularında birçok farklı pozisyonda görev alan Elif Acar Özgüner, sektörel iş ihtiyaçlarının teknolojiyle karşılanması ve kurumların iş yapış şekillerini değiştirecek projelerin geliştirilmesi gibi konularda uzman bir isim olarak tanınıyor. 

    Özgüner, yeni pozisyonunda bağlı kuruluşlar için Azure Altyapı, Data, AI ve Uygulama Servisleri, Microsoft365 Dijital İşyeri ve Verimlilik Çözümleri, Azure ve Microsoft 365 Güvenlik çözümleri, Dynamic365 İş Çözümleri, Kurumsal Destek Hizmetleri çözüm alanları ile stratejik dijital dönüşüm çözümleri üretmeye devam edeceği gibi, Türkiye’deki şirketleri geleceğe hazırlamak ve yerli yazılımları dünyaya tanıtmak amacıyla hayata geçirilen bir teknoloji merkezi olan Microsoft Teknoloji Merkezi’nin de Direktörlüğü görevini yürütecek. 

    ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Özgüner, Temmuz 2020’den bu yana Microsoft Türkiye bünyesinde Danışmanlık Hizmetleri’nden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyordu. Elif Acar Özgüner, teknoloji sektöründeki görevinin yanı sıra, 2016 yılında İnsan Kaynakları bölümü ile iş birliği içinde çok sayıda Çalışan Bağlılığı projesine de liderlik yaparak Microsoft Türkiye’nin MEA Bölgesi içinde örnek ülke olarak gösterilmesine katkı sağladı. Teknoloji sektöründe kadın çalışan sayısının arttırılması konusundaki çalışmaları ile , Microsoft Türkiye bünyesinde Çeşitlilik ve Kapsayıcılık liderliği görevini de yürütmektedir.

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • VakıfBank’ın yeni nesil ödeme ve tahsilat ekosistemi: Vinov

    ‘Dijital kolaylaştırır’ yaklaşımıyla müşterilerine sunduğu ürün ve hizmetleriyle adından söz ettiren VakıfBank, 2022 yılında finans sektörüne yeni ekosistemiyle damga vurmaya hazırlanıyor. ‘Bir sonraki bankacılık’ mottosuyla yola çıkan VakıfBank’ın yeni nesil ödeme ve tahsilat ekosistemi ‘Vinov’, bireysel segmentten kurumsal segmente, özel sektörden kamu sektörüne tüm Türkiye’nin 7/24 çalışan ilk ekosistemi olma özelliğini taşıyor.

     

    Bir VakıfBank inovasyonu olan Vinov'un, müşteri beklentileri ve piyasa öngörüsü baz alınarak tamamen banka kaynaklarıyla uzun ve özverili çalışmalarla geliştirildiğine dikkat çeken VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “Türkiye bankacılık sektöründe bir ilk olan Vinov, tüm müşteri türlerine hitap etmesinin yanı sıra mevduatı kredinin hammaddesi olmaktan çıkarıp kredinin yakıtı haline getiriyor ve vade uyumsuzluğuna da kesin çözüm sunuyor” dedi.

     

    VakıfBank, köklü bankacılık tecrübesini geleceğin teknolojisiyle birleştirerek hayata geçirdiği yeni ödeme ve tahsilat ekosistemi Vinov’u hizmete sunmaya hazırlanıyor. Piyasada yer alan tüm para transferi, ödeme ve tahsilat sistemlerinin özelliklerini bünyesinde barındıran, vadeli ödemelerde VakıfBank garantisi sunan Vinov, her türlü para döngüsü için kullanılabilme özelliği ile bankacılıkta yeni bir dönemin kapılarını açıyor. Borçlu ve alacaklılar arasında tüm ihtiyaçları karşılayan Vinov'u kullanmak için alacaklının VakıfBank müşterisi olma zorunluluğu da bulunmuyor.

     

    Yepyeni bir bankacılık ekosistemi

    Bankacılık sisteminde adından söz ettirecek bir ekosisteme imza atmaktan büyük heyecan duyduklarına dikkat çeken VakıfBank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih, “VakıfBank olarak bugüne kadar dijital bankacılıkta pek çok ilke ve öncü ürüne imza attık. Dijital kolaylaştırır yaklaşımıyla hız, güvenlik, esneklik sağlayan pek çok hizmeti müşterilerimize sunduk. Vinov ile 2022 yılına giriş yaparken bir sonraki bankacılığın kapısını aralıyor, dijital bankacılığın vaatlerini gerçeğe taşıyoruz” açıklamasında bulundu. Vinov’un yeni nesil bir ödeme ve tahsilat ekosistemi olduğunun altını çizen Üstünsalih, sözlerini şöyle sürdürdü:

     

    “Bugüne kadarki en kapsamlı ve en köklü dönüşümü sağlayacak bu adımla, müşterilerimiz için yepyeni bir finansal ekosistem oluşturuyoruz. Bu sistemi, tasarımından kodlamasına tamamıyla kendi öz kaynaklarımızla geliştirmiş olmak ise bize ayrı bir gurur veriyor. Piyasa öngörülerini ve müşteri beklentilerini gözeterek geliştirdiğimiz Vinov’un baştan sona çalışma arkadaşlarımız tarafından kodlanmış olmasını, sektörümüz adına da önemli bir kazanım olarak görüyoruz” diye konuştu. 

     

    Likidite sorununu ortadan kaldırıyor

    Vinov’u, kredi kartı, tedarikçi finansmanı, çek, senet, DBS, açık hesap, teminat mektubu gibi bankacılık ürünlerinin tamamına bir alternatif sunan; kolaylık, esneklik, likidite edilebilirlik özelliğiyle sektörde benzeri bulunmayan bir ekosistem şeklinde tanımlayan Üstünsalih, “Vinov, vade uyumsuzluğunu ortadan kaldırarak gayri nakdi ve nakdi kredi yönetimi sağlıyor. Hem alacaklı hem borçlu açısından likidite sorununu ortadan kaldırıyor. Bu sistem sayesinde gelecekteki VakıfBank garantili bir değer, o tarihten önce veya sonraya sınırsız sayıda bölünebiliyor, kısmen ya da tamamen iskonto edilebiliyor. Kurumsaldan KOBİ’ye, ticariden bireysele her segmentteki VakıfBank müşterisi ihtiyaç duyduğu anda nakit ihtiyacını karşılayabiliyor. Üstelik henüz Bankamız müşterisi olmayanlar da Vinov ile bir sonraki bankacılığı deneyimleyebiliyor” dedi. 

     

    Ticaret hayatında vadeli alışverişi faiz maliyeti olmaksızın finanse eden bir sistem bulunmadığının altını çizen Üstünsalih, “Ekosistemimiz Vinov, ekonominin kaynak yaratma sorunlarını ortadan kaldırıyor. Mevduatı kredinin hammaddesi olmaktan çıkarıp kredinin yakıtı haline getiriyor” açıklamasında bulundu. 

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • İşitme kayıplı doğdu, hedefi doktor olmak

    T.C. Sağlık Bakanlığı’nın ‘Yenidoğan İşitme Taraması Programı’na göre Türkiye’de her yıl ortalama 2 bin 500 işitme kayıplı bebek doğuyor. Bu durum akademik başarıya engel değil. İki buçuk yaşında işitme kaybı teşhisi konan, dört yaşında koklear implant ameliyatı yapılan Mahmut Esad Dinçer, üniversite sınavında 770. olarak Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni kazandı.

    İstanbul’da ticaretle uğraşan bir baba ve öğretmen annenin 19 yaşındaki çocuğu Mahmut Esad Dinçer işitme kayıplı olarak dünyaya geldi. İki buçuk yaşında işitme kaybı tespit edilen ve iki kulağına işitme cihazı takılan Mahmut Esad, dört yaşında da koklear implant ameliyatı oldu. Akademik başarısını üniversite sınavında 770. olarak perçinleyen Mahmut Esad, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne yerleşti. 

     İşitme kayıplı doğdu, üniversite sınavında 770. oldu

    Üniversite sınav sonucundaki başarısıyla ailesinin gurur kaynağı olan Mahmut Esad’ın babası Mehmet Akif Dinçer, oğlunun işitme kaybını öğrendiklerinde yaşadıklarıyla ilgili olarak şunları söyledi: “İlk çocuğumuzdu ve durumu kabullenmek zordu. Eşimle derinden sarsıldık, üzüldük. Ailemizde ve çevremizde daha önce böyle bir durumla karşılaşmamıştık. Çözüm arayışlarımız devam ederken, rehabilitasyon öğretmenimiz Selime Altuner, Prof. Dr. Çağlar Batman ve Odyolog Prof. Dr. Ayça Çiprut’a rastlamamız bizim için büyük şans oldu. Her süreçte bize yol gösterdiler, yardımcı oldular.”

     “Ameliyattan 8-10 ay sonra ilk kez anne, baba dedi”

    İşitme cihazı kullanımının ardından koklear implant ameliyatına karar verdiklerini anlatan Mehmet Akif Dinçer, sözlerine şöyle devam etti: “Her geçen gün oğlumuz iyi ki koklear implant ameliyatı olmuş, diyoruz. Rehabilitasyon merkezindeki öğretmenleri ve evde eşimin büyük çabalarıyla Mahmut Esad’ın geçmişte kaybettiği süreyi hızlıca telafi ettik. Seslerden sonra kelimeleri söylemeye başlaması bizi çok mutlu etmişti. Ameliyattan 8-10 ay kadar sonra ilk kez anne, baba dedi.” 

     “Akademik başarının ardında koklear implantın rolü büyük”

    Mahmut Esad’ın akademik başarısının ardında koklear implantın rolünün büyük olduğunun altını çizen Mehmet Akif Dinçer sözlerine şöyle devam etti: “Oğlumuz gibi doğuştan işitme kayıplı çocukların özel olduğunu düşünüyorum. Farkındalıkları ve algıları çok yüksek. Mahmut Esad planlı ve programlı bir öğrenci. Aynı zamanda çok çalıştı, zorluklara rağmen vazgeçmedi ve başardı.”

    “Çocuklarımıza inancımızı kaybetmeyelim”

    Mehmet Akif Dinçer, işitme kayıplı çocukların ailelerine şöyle çağrıda buldu: “Durumu kabullenmek, ümitsizliğe düşmemek, çözüm arayışında bulunmak, pes etmemek lazım. Elbette kolay olmuyor ama başka çözümümüz de yok. Asla çocuklarımıza inancımızı kaybetmeyelim. Zorlu süreçlere, maddi-manevi yıpranmalara ve önyargılara karşı her zaman çocuklarımızın yanında olalım.”

    Cochlear Hakkında:

    Cochlear implante edilebilir işitme çözümlerinde dünya lideridir. Şirket 4.000'den fazla çalışanı ile küresel bir işgücüne sahiptir ve Araştırma ve Geliştirme alanında her yıl 180 milyon dolardan fazla yatırım yapmaktadır. Ürünler, koklear implantlar, kemik iletimli implantlar ve sağlık profesyonellerinin iş yapışını kolaylaştıran yardımcı ürün ve hizmetleri içerir. Cochlear, 1981 yılından bu yana, 180 ülkede her yaştan insanın duymasına yardımcı olan 600.000'den fazla implante edilebilir cihaz sunmuştur.

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Çay günlük su tüketimi ihtiyacını karşılıyor mu?

    Soğuk kış günlerinde artan çay tüketimi, su ihtiyacını gerçekten gideriyor mu? Mevsim geçişi ile artan çay tüketimini değerlendiren Diyetisyen Nagehan Afşar, çay içmenin belirli faydaları olsa da su yerine geçmediğini ve su tüketiminin yaşam için elzem olduğunun altını çizdi. Çay tüketimiyle ilgili detayları anlattı.

    Çayın geçmişi ve dünyadaki genel üretimi hakkında bilgi veren Diyetisyen Nagehan Afşar “Çay tüketimi eski zamanlara dayanan geçmişi ile hem ekonomik hem de kültürel anlamda önemli bir yere sahiptir. Dünya genelinde sudan sonra en fazla tüketilen içecek olan çay, başta siyah çay olmak üzere yeşil çay ve oolong çayı (çin çayı) şeklinde üretilir. Yağış oranı bol olan nemli bölgelerde yetiştirilmesine rağmen, çay üretimin yapıldığı ülke sayısı sınırlıdır. Dünyada Türkiye’nin de dahil olduğu 30 ülkede ekonomik anlamda çay üretimi yapılmaktadır. Çayın tüketimi açısından bakıldığında ise Çin ve Hindistan’dan sonra Türkiye’nin 3. Sırada yer aldığı bilinmektedir” dedi.

    “Hastalıklara karşı koruyucu etkiye sahip”

    Çay tüketiminin bazı hastalıklara karşı koruyuculuk özelliğine sahip olduğunun altını çizen Nagehan Afşar “Çay tadı lezzetli bir içecektir. Ayrıca içerisinde bulunan zengin flavonoidler sayesinde kalp ve damar hastalıkları, kanser başta olmak üzere birçok farklı hastalıkta koruyucu etkiye sahip olduğu bilinmektedir” açıklamasında bulundu. Afşar “Çay grubu değerlendirildiğinde; yeşil çayın fermantasyona uğramadan, oolong çayının yarı fermente ve siyah çayın tam fermantasyon ile oluşturulduğunu söyleyebiliriz. İçerik olarak birbirine benzeyen yeşil çay ve siyah çayın sağlık üzerine etkilerini, içerisindeki farklı bileşenler göstermektedir” ifadelerini kullandı.

    “Çayın farklı demleme yöntemleri kullanılarak hazırlanması içerisinde bulunan antioksidan miktarını etkileyecektir” diyen Diyetisyen Nagehan Afşar “Çayın tüketimi esnasında ortak kabul görmüş bir demleme tekniği bulunmamaktadır. Örneğin; Japonya’da yeşil çay 2-3 dakika demlenme süresi ile hazırlanırken, İngiltere’de çay içerisine belirli miktarda süt eklenmektedir. Türkiye’de ise çayın daha yoğun şekilde demlenerek tüketilmesi yaygındır” açıklamasında bulundu.

    Kontrollü tüketim önemli

    Çayın içerisinde kafein barındıran bir içecek olduğunun altını çizen Diyetisyen Nagehan Afşar “Kahve, kakao, bazı yiyecekler ve ilaçlarda olduğu gibi çay içerisinde de kafein bulunmaktadır. Çayın hazırlanma şekline ve demlenme süresine bağlı olarak kafein içeriği değişiklik göstermektedir. Ortalama olarak 1 fincan (200 ml) çayda yaklaşık olarak 40 mg / fincan kafein bulunur” dedi. Çay tüketiminin kontrollü bir şekilde olması gerektiğini belirtten Afşar “Günlük alınacak kafein miktarının fazla olduğu durumlarda bedenimizde sıvı kaybı yani diüretik etkiye sebep olabilmektedir. Ayrıca gerginlik, konsantre olamama ve buna benzer şikayetler oluşturabilir. Bu sebeple tüketiminde kontrollü olmamız gerekmektedir. Oysaki su tüketiminde bu şekilde problemler oluşmamaktadır” açıklamasında bulundu.

    “Su yaşam için elzemdir”

    İnsan hayatı için suyun ne kadar önemli olduğunu daima belirttiğini söyleyen Diyetisyen Nagehan Afşar “Su; yaşam için elzemdir ve bir besin ögesi olarak kabul edilir. Yiyeceklerin sindirimi, emilimi ve hücrelere taşınması ve daha birçok faydası bulunmaktadır. Bunun yanında kalsiyum, magnezyum ve flor gibi temel mineralleri sağlamaktadır. Bedenimizde solunum, idrar, terleme gibi metabolizma olayları ile kaybedilen su miktarı yiyecek ve içecek tüketimleriyle yerine konmaya çalışılmalıdır. Bu şekilde bedenimizdeki sıvı miktarı dengede tutulur” açıklamasında bulundu.

    “Su kaybına neden olacak sebeplere örnek olarak, başta yüksek kafeinli içecekler veya yeterli su tüketmemek verilebilir. Bu durum bedenimiz için tehlike oluşturmaktadır” açıklamasında bulunan Afşar “Kafeinli içecekler dolaşım sisteminde kan akışını bozmakta ve doku ve organlarımız yeterli besin ve minerale ulaşamamaktadır. Bu sebeple vücutta yeterli su dengesi hayati önem taşımaktadır. Pratik olarak 35 ml / kilogram hesaplama yöntemini kullanarak su ihtiyacımızı belirleyebiliriz. Böylece sağlıklı su dengemizi günlük koruyarak, yaşamsal işlevlerimizin etkili şekilde gerçekleşmesine katkı sağlayabiliriz” dedi. 

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Nevşehir Belediyesi’nin sporcuları Kapadokya açık yaş seviye tespit yarışlarına katıldı

    Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü’nün genç yüzücüleri Türkiye Şampiyonası öncesinde katıldıkları tespit yarışlarında en iyi derecelerini elde etti.

    Nevşehir Yüzme İl Temsilciliği Kapadokya Açık Yaş Seviye Tespit Yarışları hafta sonu Gençlik ve Spor Hizmetleri İl Müdürlüğü Kapalı Yüzme Havuzunda yapıldı.

    Müsabakalara aralarında Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü’nün de bulunduğu Nevşehir, Kayseri ve Kırşehir’deki 18 kulüpten 156  sporcu katıldı.

    Yarışlarda Nevşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü sporcuları Rüzgar Biçimveren, Elif Yücel, Ekin Özdolap, Doğukan İlter Karacaoğlu, Recep Özdemir, Nidanur Çetinel ve Nil Kara derecelerini bir önceki yarışmadaki derecelerinden daha aşağı çekerek  (Best Time) en iyi zamanlarına ulaştı.

    Nevşehir Belediyesi sporcuları 11 yaş kategorisi için 10-12 Aralık tarihlerinde Trabzon’da ve 12 yaş kategorisi için 17-19 Aralık tarihlerinde Edirne’de düzenlenecek olan Türkiye Şampiyonası’na katılarak Nevşehir’i temsil edecekler.

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • Çukurova’nın Sultanları zirve inadını sürdürüyor

    Sigorta Shop Kadınlar 1. Voleybol Ligi B Grubunda mücadele eden Çukurova Belediyesi Spor Kulübü, deplasmanda Büyükçekmece Voleybol Akademi’yi yenerek seri galibiyetlerine bir yenisini daha ekledi.

    İstanbul Gazanfer Bilge Spor Salonunda oynanan maçın ilk setini rahat bir oyunun ardından 25-10 kazanan Çukurova’nın Sultanları, ikinci seti 25-18, son seti de 25-22 alarak deplasman maçından 3-0’lık galibiyetle ayrıldı. Çukurova Belediyesi SK, bu sonuçla üst üste 7’nci galibiyetini elde etmiş oldu.

    Çukurova Belediyesi SK, 8 maç sonunda 7 galibiyetle 22 puan topladı ve grupta zirve takibini sürdürdü. Grupta aynı puana sahip İlbank lider bulunuyor. Çukurova’nın Sultanlarının hedefi galibiyet serisine devam ederek önce grubu lider bitirmek ardından da playoff’lar sonucu Sultanlar Ligi’ne yükselmek.

    Bu hafta 17 puanda grupta 3’üncü sırada bulunan İba Kimya TED Ankara Kolejliler’i konuk edecek olan Çukurova’nın Sultanları 5 Aralık Pazar günü Menderes Spor Salonunda saat 13:00’te başlayacak maçtan da galibiyetle ayrılmayı hedefliyor.

    Çukurova Belediyesi SK Onursal Başkanı Soner Çetin, takımın aldığı sonuçlardan ve mücadelesinden oldukça memnun olduğunu belirterek, “Her geçen hafta hedefimize yaklaşıyoruz. Sezon başında çok iyi bir takım kurduğumuzu söylemiştik. Bu takım seri galibiyetlerle hedefe adım adım ilerliyor. Pazar günü Menderes Spor Salonundaki maça tüm Adanalıları davet ediyorum” dedi.

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • İstanbul’da şiddetli fırtına etkili oluyor

    İstanbul’da etkili olan lodos fırtınası ve şiddetli yağış nedeniyle; 33 çatı uçtu, 192 ağaç devrildi, 232 tehlike arz eden parça düştü, 52 trafik ışığı ve yön tabelası devrildi, 12 araç hasar gördü. Teyakkuzda olan İBB Ekipleri, olaylara hızla müdahale ediyor. Fırtına toplu ulaşım araçları ile trafiği de olumsuz etkiliyor. 15 Temmuz Köprüsü’nde trafik kontrollü olarak tek şeritten sağlanırken, bazı raylı sistem seferleri ile deniz ulaşımı da aksıyor.

    İstanbul’da Cumartesi gününden itibaren etkili olmaya başlayan lodos fırtınası, kent genelinde sıkıntılara neden oluyor. Rüzgâr güneyli yönlerden zaman zaman kuvvetli şekilde (30- 60km/s) etkili olurken, beraberinde aralıklı sağanak yağmur geçişleri yaşandı. Bugün sabah saatlerinden itibaren kuvvetli lodos yönlü rüzgâr, şiddetini arttırarak zaman zaman saatte 100 km’nin üzerine çıktı. Esenyurt çatı uçması nedeniyle yaralan ve hastaneye sevk edilen 2 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.

    Devam eden fırtına ile beraber aralıklarla yer yer kuvvetli sağanak yağmur geçişleri yaşanıyor. Fırtına nedeniyle 33 çatı uçtu, 192 ağaç devrildi, 232 tehlike arz eden parça düştü, 52 trafik ışığı ve yön tabelası devrildi, 12 araç hasar gördü.

    Teyakkuzda olan İBB Ekipleri, olaylara hızla müdahale ediyor. Şehir Hatlarının deniz ulaşım seferlerinde olumsuz hava koşulları nedeniyle aksamalar yaşanıyor. Kuvvetli fırtına öncesi hali hazırda bekleyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri (İtfaiye, Park Bahçeler, Zabıta, Yol Bakım, İBB Trafik, Çevre Koruma, İETT, Metro İstanbul ve 153 Yerinde Çözüm) alınan ihbarlara hızla müdahale ediyor.

    Topkapı-Mescid-i Selam Tramvayı’nda katener (enerji) teline dış alandan gelen cisim düşmesi nedeniyle enerji kesintisi yaşandı. Seferler Topkapı-50. Yıl Baştabya istasyonları arasında yapılıyor. Hatta İETT otobüsleri ile ring seferleri yapılıyor. Maçka-Taşkışla ve Eyüp-Piyer Loti teleferik hatları da kuvvetli fırtına nedeniyle işletmeye kapatıldı.

    Tehlike arz eden olaylarda mahsur kalan 9 kişi İBB İtfaiyesi tarafından kurtarıldı. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde olumsuz hava koşulları nedeniyle zaman zaman trafik iki yönlü olarak tek şeritten sağlanıyor. İstanbul Boğazı ise gemi geçişi trafiğine kapatıldı.

    İBB Komutalarına ve 153 Çözüm Merkezine fırtına nedeniyle il genelinden 521 ihbar geldi. İBB ekipleri tarafından tüm ihbarlara müdahale edildi. Bölgelerden gelen ihbarlara ekiplerin müdahale çalışmaları devam ediyor.

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • İstanbul’da şiddetli fırtına etkili oluyor

    İstanbul’da etkili olan lodos fırtınası ve şiddetli yağış nedeniyle; 33 çatı uçtu, 192 ağaç devrildi, 232 tehlike arz eden parça düştü, 52 trafik ışığı ve yön tabelası devrildi, 12 araç hasar gördü. Teyakkuzda olan İBB Ekipleri, olaylara hızla müdahale ediyor. Fırtına toplu ulaşım araçları ile trafiği de olumsuz etkiliyor. 15 Temmuz Köprüsü’nde trafik kontrollü olarak tek şeritten sağlanırken, bazı raylı sistem seferleri ile deniz ulaşımı da aksıyor.

    İstanbul’da Cumartesi gününden itibaren etkili olmaya başlayan lodos fırtınası, kent genelinde sıkıntılara neden oluyor. Rüzgâr güneyli yönlerden zaman zaman kuvvetli şekilde (30- 60km/s) etkili olurken, beraberinde aralıklı sağanak yağmur geçişleri yaşandı. Bugün sabah saatlerinden itibaren kuvvetli lodos yönlü rüzgâr, şiddetini arttırarak zaman zaman saatte 100 km’nin üzerine çıktı. Esenyurt çatı uçması nedeniyle yaralan ve hastaneye sevk edilen 2 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.

    Devam eden fırtına ile beraber aralıklarla yer yer kuvvetli sağanak yağmur geçişleri yaşanıyor. Fırtına nedeniyle 33 çatı uçtu, 192 ağaç devrildi, 232 tehlike arz eden parça düştü, 52 trafik ışığı ve yön tabelası devrildi, 12 araç hasar gördü.

    Teyakkuzda olan İBB Ekipleri, olaylara hızla müdahale ediyor. Şehir Hatlarının deniz ulaşım seferlerinde olumsuz hava koşulları nedeniyle aksamalar yaşanıyor. Kuvvetli fırtına öncesi hali hazırda bekleyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri (İtfaiye, Park Bahçeler, Zabıta, Yol Bakım, İBB Trafik, Çevre Koruma, İETT, Metro İstanbul ve 153 Yerinde Çözüm) alınan ihbarlara hızla müdahale ediyor.

    Topkapı-Mescid-i Selam Tramvayı’nda katener (enerji) teline dış alandan gelen cisim düşmesi nedeniyle enerji kesintisi yaşandı. Seferler Topkapı-50. Yıl Baştabya istasyonları arasında yapılıyor. Hatta İETT otobüsleri ile ring seferleri yapılıyor. Maçka-Taşkışla ve Eyüp-Piyer Loti teleferik hatları da kuvvetli fırtına nedeniyle işletmeye kapatıldı.

    Tehlike arz eden olaylarda mahsur kalan 9 kişi İBB İtfaiyesi tarafından kurtarıldı. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde olumsuz hava koşulları nedeniyle zaman zaman trafik iki yönlü olarak tek şeritten sağlanıyor. İstanbul Boğazı ise gemi geçişi trafiğine kapatıldı.

    İBB Komutalarına ve 153 Çözüm Merkezine fırtına nedeniyle il genelinden 521 ihbar geldi. İBB ekipleri tarafından tüm ihbarlara müdahale edildi. Bölgelerden gelen ihbarlara ekiplerin müdahale çalışmaları devam ediyor.

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

  • İstanbul ve Atina, İSTON bankında buluşacak

    ‘B40 Balkan Belediye Başkanları Zirvesi’nde bir araya gelen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Atina Belediye Başkanı Başkanı Kostas Bakoyannis, İSTON’un İstanbul ve Atina için özel olarak ürettiği bankı deneyimledi. Bakoyannis, İmamoğlu’nun, “Firmamıza güveniyoruz. Bir tane hediye yollayacağız. Sonrasını satın alacaksın, ona göre” esprisine, “Sözler verildi, sözler tutuldu. Atina olarak, diyaloga çok açığız” yanıtını verdi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Ekrem İmamoğlu ile Atina Belediye Başkanı Başkanı Kostas Bakoyannis, Split Belediye Başkanı Ivica Puljak ve Selanik Belediye Başkanı Konstantinos Zervas, 11 ülkeden 24 kentin belediye başkanlarını bir araya getiren “B40 Balkan Belediye Başkanları Zirvesi”nin ilk gün yorgunluğunu, kurum iştiraki İSTON’un ürettiği özel tasarım bankta attı. İmamoğlu, bankın öyküsünün, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Atina ziyaretine dayandığını belirtti.

    BANKIN ÖYKÜSÜ ATİNA’DA BAŞLADI

    Kendilerini ağırlayan Atina Belediye Başkanı Bakoyannis’in kent turunda, bir meydan tasarlama hazırlığında oldukları bilgisini paylaştığını aktaran İmamoğlu, “Ben, özellikle İstanbul'da şirketimiz olan İSTON'la, Atina'yla İstanbul'u birbirine bağlayacak bir tasarım yapalım dedim. Ve bu tasarımı arkadaşlar çalıştı. O meydana da yakışacağını düşünüyoruz. Şimdi biz bu bir örneği Atina'ya yollayacağız. O meydana koymasını isteyeceğiz. Çok güzel olduğunu düşünüyorum. Üzerindeki Mandela’nın sözü de çok değerli; ‘Otur ve konuş’ diyor zaten barış için ve ülkelerin dostluğu için. Aynı zamanda olimpiyat oyunlarına bir atıfta bulunuyor. Olimpiyat oyunlarının tribün düzenini gösteriyor. Tasarım gücü öyle” dedi.

    “Firmamıza güveniyoruz” diyen İmamoğlu, Bakoyannis’e, “Bir tane hediye yollayacağız. Sonrasını satın alacaksın; ona göre” şeklinde espri yaptı. Bakoyannis’in İmamoğlu’nun esprisine yanıtı, “Sözler verildi, sözler tutuldu. Atina olarak, diyaloga çok seviyoruz. Diyaloga çok açığız” oldu.

    İSTON’UN ÖZEL TASARIMI

    İSTON tarafından, İstanbul ve Atina için üretilen özel tasarım oturma grupları, “küfeki taşı” ve “pentelik mermer”den üretildi. Küfeki taşı; İstanbul Surları, Süleymaniye Camii gibi İstanbul'da, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde birçok önemli mimari eserde temel yapı taşı olarak kullanılmıştır.  Pentelik mermer ise; Parthenon gibi Klasik Atina'nın başlıca anıtlarının çoğunda, özellikle MÖ 5. yüzyıldan itibaren kullanılmıştır. Tasarımda, Atina ve İstanbul, birbirini kucaklayan iki şehir olarak, iki doku ile tasvir edilmiştir.

    Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Başa dön tuşu